MEC FOUNDATION

12. Uluslararası Kurban Organizasyonumuz Tamamlandı 11.12.2016

Dünyanın dört bir yanından bizleri unutmayan Müslüman kardeşlerimize teşekkür ederiz.

Kurban hediyelerinizi uzaklardaki kardeşlerimize 100 bin tebessüm düsturu ile ARZ ettik. Kardeşlerimizin bize hoş geldiniz deyişlerini sade bir haber metni gibi yazmak heyecanımızı paylaşmaya yetmeyeceği için duygularımızı da katıyoruz aktarımlarımıza.

Kurban ibadetini TAKVA üzere nasıl icra ederiz, emr olunduğumuz gibi kurban hediyelerini nasıl dağıtırız ki 100 bin tebessümün özeti güleç yüzün karşılığında tişörtlerimizde yer alan soru işaretinin anlamı ile buluşabilmiş olalım.

Organizasyon afişimizde yer alan ifade: “Serving the certain for sake of the CREATOR”… 100bin tebessümün manasını hangi dilde anlatsak ki doğru ifade etmiş olalım. “Allah için adanmış (kurbanların) (özel) olarak seçilmiş kardeşlerimize – ihsan duygusu hediyeleriniz olarak ARZ etmek.

Kurban ibadetinin şartlarından birisi de hakkımız olan kurban payının dağıtılması. Kime, nasıl ve hangi şuurla… Orucumuzu tutarken onu en güzel şekilde muhafaza etme şuuru… Namaza durduğumuzda gönlümüzü Allah’dan başkasına vermeme huşusu misali…

Ve bunun için yola çıkıyoruz. 12. Uluslararası Kurban Organizasyonu kapsamında hiç tanımadığımız, bilmediğimiz kardeşlerimiz için.

ARZ etmek için seferimiz var. Sizlerle bize gülümseyen çehrelerin 100 bin tebessümünü paylaşabilmek için. Sadeliğin, dinginliğin, “Şükür” diyenlerin halini ilk elden görmek için çıkıyoruz yola.

7 güne bölünmüş haftanın bir gününde eli iş tuttuğunda evine aş – para götürebilen bir babanın “Bir günlük kazancım yarına yetmiyor ki” deyişine şahid olduğumuzda göz yaşımız pınarlarında birikiyor. Yüzlerindeki tebessümü görüyoruz sonra. Yutkunuyoruz.

Ya ARZ etmek üzere, onlarla paylaşmak için getirdiğimiz kurban paylarını kabul etmezler ise. Selam veriyoruz evlerine vardığımızda, teşekkür ediyoruz bizleri 100 bin tebessüm ile karşıladıkları için. Emr-i İlahi üzere paylaşmaya gittiğimiz kurbanlarımızı Emir sahibinin hükmünü tam hakkı ile yerine getirebilmek için ARZ ederken her bir 100bin tebessüm sahibinin payını, içimiz titriyor. Ya elleri ARZ ettiğimiz hediyelere uzanmaz ise…

Tişörtlerimizin beyazlığı, sırtımızda 100 bin tebessümün güleç yüz ifadesinin karşısındaki o soru işaretinin ağırlığı ile adımlıyoruz yolları. Yağmura hasret, kurak toprakların da olduğu dünyanın en kalabalık ülkelerinden birisi, Endonezya’da dağıtım çalışmaları yaparken… Soru işareti… Ağırlığı nerede ise belimizi büküyor üzerimize yüklediği ağırlıkla.

“Kurban etleri dünyanın dört bir tarafından siz kardeşlerine Müslümanların arz ettiği bir hediyedir” diyoruz. Hediyelerinizi kabul eden eller, yüzlerindeki 100 bin tebessüm, gönüllerindeki kabulün, razı olduklarının nişanesi, cümle şuaranın (tüm şairlerin) toplanarak tüm müktesebatlarını bir kalem ucunda birleştirseler, anlatmaktan aciz kalacakları o sıcaklık…

Ve anlıyoruz ki Kurban ibadeti İHSAN üzere yapılmalı. Kelime anlamını daha iyi bir idrak ediyoruz. Bir davranışı, ibadeti en güzel biçimde yapmak.

Kalpleri pırıl pırıl kardeşlerimizle karşılaşma vesilesi, umutları ile coşma, tebessümleri ile kurdukları köprülerden geçme imtihanı gibi.

Sade evleri, kapılarında ellerimizdeki balonlardan alsam mı diye bakan yarınlarımızın umutları, hayalleri, dualar ile aştığımız yolların yorgunluğunu unutturan, bizlerle selamlaşmayı bekleyen Müslümanlar.

En değerli teşekkür, en güzel kabul. İmkanımız olsa da tüm kardeşlerimizi kurban hediyelerini vesile olmak için ARZ ettiğiniz diyarlarınıza davet etsek, uçak biletlerini alsak, hanelerimizde misafir etsek.. Umutlarımızı, hayallerini hep beraber paylaşsak, 100 bin tebessümle diğer unutulmuş, diyarlarında tebessüm bekleyen kardeşlerimizi birlikte ziyaret edebilsek.

“Bu hediye sizin için, ARZ ile” derken sırtımızdaki soru işaretinin ağırlığını idrak etmemize yardımcı oluyor Bakara Suresi’nin 83’üncü ayeti… “Yoksullara güzel davranıp iyilik edin; hem de insanlara güzel söz söyleyin”

Kurban hediyelerinizi uzaklara, Endonezya’ya götürmenin, soğuk hava zinciri kurmadan önce menşei ülkesinden alıcı limanına kadarki gümrük – nakliye süreçlerinin, varış – dağıtım noktalarına kadar gerekli düzenlemeleri yapmanın, her bir koli – kurban hediyesi paketinin ilgilisine teslimatı için, belde – köy mukimi kardeşlerimizin tesbiti ve resmi izinler… hepsi muazzam gayretlerle gerçekleşiyor… Sırtımızda ağırlığını hissettiğimiz 100 bin tebessümün özü güleç yüz karşısındaki soru işaretinin manasına erişebilmek, anlamak için.

Hani (vaktiyle) İsrâiloğulları’ndan: “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin, ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara güzel davranıp iyilik edin; hem de insanlara güzel söz söyleyin, namazı dosdoğru kılın ve zekâtı verin.’’ diye (emretmiş), sağlam söz almıştık. (Bu sözden) sonra, sizin pek azınız hariç, (hepiniz) döndünüz. Sizler zaten yüz çeviren (dönek)lersiniz.